anlamsızlığında hayatın (yeni bir hikaye)

2009-06-08 17:01:00

Rengarenk elbisesinin üzerine giyindiği hırkasıyla kimliğini ele vermek istemez gibi görünse de gözlerindeki kadife bakışlar naif yüreğinin çizgilerini belirli kılıyordu..Yüreği güzeldi.Islak bir günün ardından tüm yağmuru yiyip sıcak odanın bir köşesine çekilen bir kedi gibi oturmuştu yere sedirin yanına... Biraz yanılgı biraz utangaç kokan yanıyla hıncını çıkarmak istercesine pencereye öyle bir bakış attı ki…Yağmura mıydı bu tavır? Yağmurun ardından açan güneşe mi?Bugün doğum günüydü Rojda’nın. Gerçi doğum gününü de bilmezdi ya kimliği olmasa.. Kimsesi yoktu bugünün özelliğini hatırlayacak..Annesi küçükken babasının eziyetlerine dayanamayıp kaçmıştı..sonra delirdi dediler…Çok olmadı evlendi babası..Kadın, yanında getirdiği kıza kocasının ettiği haksızlıklara daha fazla göz yumamadı..aldı kızını gitti iki ay sonra.. Yalnızlığı seçmek zorunda kalan babasıyla geçiyordu günleri..Aslında evde yapayalnızdı. Babası var mı yok mu..orası muamma..Yüreğinin harikuladeliği elindeki sanatsallığı ile birleşince ortaya inanılmaz nakışlar çıkıyordu..  Annesinden kalma en güzel anı buydu.. Tüm benliğini, anını, duygularını katardı nakışa..Tüm çocuksu hallerini bulabilirdiniz  işlemenin çizgilerinde renklerinde…Top oynayan bir kız bulabilirdiniz mesela hiç topu olmadan, annesiyle çile yumaklayan. Gökkuşağını alıp koyardı avuçlarınıza..Renklerin tümünü kullanırdı ama bir yerlere de ekerdi sadeliği…güneşe ay’ı eklemeyi bilirdi..Bir arada görmüştü hep çünkü..deniz maviydi çimen yeşil..bulutlar maviydi ağaçlar yeşil..küçücük hayatına bu iki rengi öylesine yerleştirmişti k... Devamı

yeni

2009-01-07 10:42:00

Uzun zaman oldu lakin umarın beğenirsin yeni hikayemi Ufukcum..sevgiler Devamı

düşüş...

2009-01-07 10:36:00

Düşüş..Ada…..yağmurlu bir akşam şarkısıydı…yağmurlu o akşamdan kalma ıslak bir atkıydı…ve kimsenin şaşırmaya fırsatı kalmadığı gökten düşen yağmur tanesinin düşüşü kadar kolay bir kader  ile girmişti hayatına, hayatının tam ortasına…sessizce okyanusun derinliklerine bırakılan bir zümrüt tanesinin dibe vuruşu için gerekli süre kadar hızlı ve  bir o kadar da cüretkar oldu onu sevişi…vakur yüreğine yakışır…  Hiç böylesine içi titrememişti o akşam..hani için geçer ya tam uçak havalanacakken…ya da yüksek irtifada içinden soğuk suların izlediği yolu takip edersin ya..nefes alamazsın sanki…Öylesi bir delilikteydi yürek kıpırtısı..bu defa aşk nefessiz bırakmıştı onu.. Ona ulaşmalıydı…Adı Ada…tek bildiği buydu..ve suçsuz bir sokak..adı gibiydi Ada..kendi küçük ,güzelliği büyüleyici ve gizemli..o akşamın ardından geçen birkaç gün asırları aşkın bir ağırlık verdi ona.. Bulamadı…Hem nerden bulacaktı ki..Sadece küçük bir tesadüftü karşılaşmaları..Ve öylesi bir tutkuyla da bakmamıştı ona..Bebek’e dönen yolun ilerisinde Çakmak durağında görmüştü..ıslak ıslak hali değildi elbet onu yüreklendiren..tek bildiği de dilinden, hayallerin ötesinden dökülür gibi söylenen adı kalmıştı..Ada..bir de ıslak gözlerinden kalma ‘’unutulmuş’’ bir atkı..ve sakince bırakılan bir sokak köşesi..Beylerbeyi’nde…. Ada..bir masal prensesi gibi  kaldı aklında uzun zaman…gözlerindeki çizgileri en ince ayrıntısına kadar seçebiliyordu  hala..bakışlarının ardındaki sızıyı da görebildi o kısacık anda..hale gibi gözler..hiç tereddüts... Devamı

sıradanlık üzerine

2008-11-18 13:05:00

''Her şey basit olmalıdır... Tümüyle basit... Teatral olmamaktır esas olan...."Çehov                                                                 Devamı

an

2008-10-15 12:54:00

-anlık-Öpülesi mavi dudaklarına inmişti akşamın nemi.kadife bir kadın kokusu gizliydigece yüklü teninde..bakışı esrarlıydıduruşu dik ve marur..Sıcak şaraplı zamanlardan akıp gelmişti..belliydi..fakat kimdi?an gibi geçip tenime değen bu el neyin nesiydi..Kimdi? Devamı