sen vardın...

2010-01-20 14:19:00

  Hayal meyal hatırladığım bir köy yolu üzerinde durup Hani şu Çekirge'de.. Ellerde kavun ,karpuz; en sulusundan.. Dilimlenmiş hatta.. Rakı yudumlarken bulmaktayım kendimi.. Değil mi sevgili.. Sen de vardın...   Sen varsın diye ''avuçlarımda hala sıcaklığın var'' Saçlarımda senden kalma bir bahar.. İnan.... Sen varsın diye sevgili... Hatırladın mı? Sen de vardın...   Sen varsın diye Mudanya'da mis gibi deniz kokusu var. Balığın inanılmaz tadı... Lapa lapa yağan kara inat yürümenin tadı.. Değil mi sevgili! Sen vardın..     Sen varsın diye '' şarlıkar bizi söyler'' Ellerimde hiç bitmeyen sıcaklığın Gözlerimde gözlerinin izi... Titreyen yüreğin.. İnan.... Değil mi sevgili! Sen varsın diye... Hatırladın mı? Sen de vardın...        ... Devamı

mizik köşesi

2010-01-03 11:34:00

  İnsanı alıp cennetin bir köşesine taşıyan, ruhunu dinleten bir keman dinletisine hayır demeyenlere: Vanessa-Mae :  '' Toccata & Fugue '', '' Bach's Partitia in E''   , ''Aurora''   ve   ''Because''....   iyi dinlemeler.... Devamı

noel ağacı...

2009-12-31 14:14:00

  Sevgili Noel İnsanları; yeni , yepyeni yılın sizlere ne istiyorsanır onu getiremesini diliyorum..sağlıklı ve mutlu yıllar...tabi yeni  yıl noel baba gibi bize birşeyler getirebilirse..bir çocuk programında sorulur: eve hediyeyi noel de senin baban mı getirir noel baba mı? şimdinin çocukları noel baba getirir gibi hayal ötesi aleme inanmıyorlar tabi..hemen babam getirir diyor..peki çam ağacını baban mı süsler annen mi? çocuk hemen cevap verir: babam beceremez ki!!.... sizler için noel ağacının nereden geldiğini biraz araştırdım: Günümüzdeki Noel ağacının Almanya'nın batısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Ortaçağda Adem ve Havva'yı canlandıran bir oyunun ana dekoru, cennet bahçesini temsil eden ve üzerinde elmaların bulunduğu bir çam ağacıydı. Adem ve Havva yortusunda (24 Aralık) Almanlar evlerine böyle bir cennet ağacı dikerler, üzerine Komünyon'daki kutsanmış ekmeği simgeleyen ince, hamursuz ekmek parçaları asarlardı; bunların yerini daha sonra değişik biçimlerdeki çörekler aldı. Ayrıca bazı yerlerde İsa'yı simgeleyen mumlar eklendi. Noel mevsiminde ağaçla aynı odada Noel piramidi de bulunurdu. 16. yüzyılda Noel piramidi ve cennet ağacı birleşerek Noel ağacını oluşturdu. İngiltere'ye 19. yüzyıl başlarında ulaşan Noel ağacı, Kraliçe Victoria'nın eşi Alman Prens Albert'in desteği ile bu yüzyılın ortalarında yaygınlaştı. O dönemde Noel ağaçları, dallarına kurdela ve kağıt zincirlerle asılmış mum, şekerleme ve keklerle süsleniyordu. Göçmen Almanların Kuzey Amerika'ya 17. yüzyılda götürdükleri Noel ağacı, 19. yüzyılda moda oldu. Gelenek Avusturya, İsviçre, Polonya ve Hollanda'da da yaygındı. Japonya ve Çin'e 19. ve 20. yüzyılda Amerikalı misyonerlerin ta... Devamı

rencide olmak :)

2009-12-29 14:42:00

iki hafta önce Okan'ın programını izliyordum. bir şey dikkatimi çekti..TV de klasık kadın programlarından birini şeçip ondaki yanılgıları sunmuştu Okan. kadın sunucu (ismi lazım değil) tecavüze uğramış genç bir kızı öylesine rencide ediyorduki anneci, koruyucu tavrı ve sorularıyla dersiniz ki bu kadın aklını kaçırmış...ara cümlelerde ise; bak seni rencide edercesine konuşmuyorum.....rencide olmadan şu soruya da cevap verirmisin... seninle bir uzaman gibi konuşuyorum bana olayı anlatırmısın..gibi saçma sapan cümleler kuruyordu..sanırım etik yerlere düşmüş de kimsenin haberi yok...rencide olmak ne menem şeymiş ki kimse kelimenin anlamından  haberdar bile değil. şimdi size etik tanımı yapacak değilim lakin meslek etiği gibi türlerden haberdar olmamak ne büyük bir ayıp..etik üstünlük, bilgiye dayanır ki demekki bilgi yok denecek kadar az....çeşitli filozoflar etikle ilgili boşuna konuşup durmamışlar elbet.. ya da uygulamalı etik denilen şekilde ise normatif etik teorilerinin belirli tartışmalı meselelere uygulanmasını görüyoruz.. madem ki çok etikçisin bu durumda etikçi, savunulabilir bir yapı benimser ve sonra teoriyi uygulayarak normatif tavsiyeler türetir...değil mi ? fakat görseniz nasıl kendini bir uzman gibi davranmaya zorluyor nasıl yapmacık ve üstüne üstün yaptığını iyi bir şey olarak görecek denli düşüncesiz... böylesi programları izleyen biri değilim elbet fakat  kanal karıştırıken bile olsa bazen bakınmak TV izleme zevkimi aşağılıyor..rencide oluyorum hatta.. neyse sevgiler... Devamı

kalanlardan

2009-09-17 20:52:00

Hayat satırarası  boşluklardan ibaretmiş gerçekten...Bu yaşadıkça bir satır daha eksilmiş oluyor hayattan demek..yaşlanıyoruz ya da yaş-lanıyoruz...Neler giriyor ya kendiliğinden ya da bilerek sen ekliyorsun..bile bile yaşıyor ya da yaşadığını biliyorsun..Bursalı anları özlüyor ya da anlarına bilerek  Bursayı kendin ekliyorsun..Sığınıyorsun yoğunluğun arasında belki de anılarına...yorgana sarılır gibi yalnızlığa dalıyorsun birden kalabalıkta ve an gibi giriyorsun içine..Işık hızı geçiyorsun üstünden kurşuni rengiyle anıların..Yutuyor sonra kalabalık..kendine geliyorsun..Bedeninin ait olduğu merkana aynı ışık hızıyla geri dönüyorsun..Hangi rüya uyanışta hangi beste dinlenmekte bilmeden...ya da bilemeden..Ramazan ayı bitiyor şimdilerde..yağmur da beklenmekte..hava çok nemli..Kahvemi alıp balkonda battaniyeme sapılıp oturmak isityorum..Çatı katındaki böylesi dakikalar gözümün önünden geçiyor.. içmediğim sigaramı yakıyorum. bir nefes çekip kaybolan Uludağ'ı izliyorum ufuktan..Ağlıyorum..Hayatım inanılmaz güzel geçmesine rağmen kalanlardan ilham almayı da ihmal etmiyorum..Dostlarımı özlemeyi adet edindim umarım bayramda görüşürüz..Sevgilerle Devamı