geçen hikayeler üstüne

2007-07-16 17:04:00

Dile dökülmeyenin tenhalığında, kaçırılan bakışların hatırlattığı hayatları özliyorum, geçmiş hikayeleri... İstanbul'a ait yeni algımın izlediği bu eski çevre yalnızca çiğ, sönük ve olabildiğince kaba izlenimler bırakıyor ruhumda..Oysa ne daha öncedir ölüm ne de daha sonra...En azılı ölümde bu olsa gerek: döndüğünde herkezi ve herşeyi aynı bulmak...Oysa ne güzeldir çocukluk günleri; kaygısız,gayri meşru aşklarla dolu.. Mavi geceye dökmek istiyorum içimi ağlaya ağlaya..Şimdilerin yalnızlığında çırpınıyor zavallı ruhum.." ben seninleyim" diyor yalnızlık..dedim ya özlüyorum..hünkar da içilen çaydan Nilsu da içilen karbonatlı çaya değin tümünü özliyorum..Başka çaylar içerdik dostlarla muhabbet eşliğinde, başka sevdalardan bahseder, başka dedikodular yapardık...biraz bilimsel yanından...Bildiğimiz dillerden konuşurduk..has muhabbetlerdi..Sanki hep beraber, aynı sesle seslenirdik yaşanılan hayatlara...Ve gözümüzün değdiği en son hallerimizle kaldık arta kalan hüzünlerde..Ait değiliz velhasıl yalnızlığa.Ve elveda deyip devşirme sevdalara, yaşananlara, anılara, beraberliğin, yakınlığın yoğun olduğu zamanlara, el slladık uzaktan Bursa'ya...Erguvan renkli hayatlar mazide mi akldı? Oysa ağrıyor şimdi azı dişim..Velhasıl aşk kaldı ...hikayeme devam...bana ait...Şimdilerde düşünür oldum nerede bıraktığımı kavgalarını heyecanlarımın...Kimbilir!!!!!!!Sevgiler ...Saygılar..... Devamı

neyse hayırlısı

2007-07-14 11:13:00

AKP:"Halkımızı temsil etmenin gururunu yaşadık.Verilen emanete hıyanet etmedik " diye konuşuyor bir mitingde.Bu kadarı hıyanet olmuyor demek ki....Ya ne kadar daha satmalısın, yıkmalısın ki, ne kadar daha halkı kandıran hitabetine güvenerek işler çevirmelisin ki adı hıyanet olsun....peh doğrusu... İnsanlar CHP, MHP ve AKP bermuda üçgeninge kalakaldı seçim arifesinde...Nedir bu tabiri caizse sidik yarışı yahu?...Seçim vaadi olarak gündeme taşınan idam konusu popülizmin bir parçası değil de ne?...Böyle bir talep referanduma sunulursa, toplumsal olarak durum ne hal alır? Nietzsche"nin sürü insanı modeli bazında düşünürsek bunun adı toplumsal bir cinayet olmaz mı??...toplumsal linç?....Medeniyet bunun neresinde yeralabilir? Terörden ağzı yanan Türkiye de idam talebi , epey okkalı ve süslemeli bir seçim vaadi olmasına rağmen rağbet görecek gibi..Hele de şiddetin ayyuka çıktığı günümüz modern çağda... neyse hadi hayırlısı.. Kirli bir nehri kirlenmeden içine alabilemek için deniz olmak gerekir..Vicdan sahibi , vatansever biri değilsen ırak ülkeni aileni ve hatta kendini bile yönetemezsin..Hiç kusura bakma AKP ve siyaset camiasında müritleri sizden hiç birşey olmazz........hadi hayırlısı... Devamı

geride kalan

2007-06-28 21:12:00

'' Her aşktan geriye bir şiir kalır '' der değerli üstad... Devamı

Başlarken yazıya..

2007-06-28 20:40:00

İlk yazım olması adına bir dilekle başlamak istiyorum. Beni hiçe sayacak kadar cürretkar tüm sıkıntılarımı denize taş atarcasına fırlatıp birkaç kez o kıpırtılı yüzeyde sekmelerinden sonra olanca ağırlıklarıyla dibe çöküp aksi sedalarının öncesinde gözden kaybolacakları anı sabırsızlıkla bekliyorum....Tüm dostlarım için güzel yarınlar diliyorum..   Kayıp bir şehri arar gibi rüyamda, maviliği arıyorum gecede.Sadece maviliği mi? Mavi geceye bir yüz bir insan figürüydü çizdiğim.Bilinmedik bir yüz, tanınmadık bir mavilikti gözlerindeki buğuda gizli olan.Kadınlara çekici gelen bir erkek değildi bu yüzün sahibi...Bir erkek de değildi..Fakat erkeklere cazibeli görünen, yürekleri ağızlara getiren, heyecandan tün bedeni zangır zangır titreten bir kadın edasıyla mavi geceye böyle asansız daldı..Aşk gibiydi inanana..Küçücük gözleri vardı, minicik elleri..Ve sağ gözünün altında bir de et beni..albenisi oydu sanki yüzünün..Yüzüne böylesi bir renk katan bu ellerin maksadını anlayamamıştım..Şiir gibiydi yüzü...Huzur dolu bakışı bir ömür rüyaları süslemeye yeterdi..Mavi geceye böylesi dalışı , bu medet umuşu nedendi? Bir özlem miydi adı ya da bir hazan bahçesinin gonca gülümüydü?   Bursa ayrılıklarının acısını çıkarır gibi, 1. Murat'a el sallar gibi Çekirge meydanından, sokakları denize çıkan şehre kaçar gibi sıkıldıkça, Nilsu'da tahta tabureye inat oturmaya devam gibi, ....Gibi işte...ayrılıklara inat gibi...Elde var hüzün gibi...    Sevgiler ... Devamı